Çocuklarımız

Her anne baba çocuğu için ‘’EN ‘’ leri ister.

En sağlıklı yiyecek,

En iyi giyecek,

En kaliteli eğitim,

En iyi aile,

En iyi sağlık hizmeti,

Çocuklar çok iyi gözlem yaparlar. Aile içinde kime neyi nasıl yaptıracağını çok iyi bilirler. Önce anne-baba sonra çevrelerindeki yakınları başta olmak üzere çevrelerindeki herkesi dikkatlice gözlemlerler. Çocuklar hangi isteğe kim nasıl cevap verir bilir ve isteğine karşılık olumsuz olursa anında bir B,C,D planı gerçekleştirebilirler; Kimi zaman ağlayarak, kimi zaman sevimlilik yaparak, kimi zaman da bağırarak…

Hangi yöntemin kimde işe yaradığını tespit eder ve o yolda ilerlerler. Bu durum başta olumlu gibi görünebilir ancak toplum içerisinde yaşam süresi ve etkileşimi arttıkça kişiye uygun davranmasının işe yaramadığını gören çocuk tahammül ve dayanıklılığını en alt düzeyde geliştirebilir. Bu nedenle, bu gerçekler ışığında çocuklarla iletişim kurarken doğal, kararlı ve kontrollü olmak gerekir.

Her çocuk doğumuyla birlikte kendine has fıtratıyla gelir. Her çocuk birbirinden farklı beceri ve yeteneklere sahiptir. Bunu çok iyi bildiğimiz halde bütün çocuklardan aynı düzeyde geri bildirim bekleriz.  Çocuğun varoluşuna saygı, ruhuna dokunmak en önemlisidir. Çocuğa bu doğrultuda davranmazsak, kendi varoluşunu ve kendi olmayı bırakır. Kendini geliştiremez. Kendisinden beklenen davranışları sergilemesi için ısrarcı olunursa, çocuğun gerçek kimliği, gerçek benliği ortaya çıkma fırsatı bulamaz.

Çocuktan beklenen ile çocuğun benliği arasında sıkışan çocuk ya hazır olmadan uçmaya kalkar, ya da kendi olmaktan vazgeçerek ebeveyn için yapar.

Bırakın çocuklarımız bizi de büyütsün.

 

Şükran Güneş

Kurucu

To Top