ÇOCUKLUĞUMUZ

Hiç Düşündünüz mü Psikologlar Neden Çocukluğumuza İner?

Gerçekten çok merak ediyorum kaç kişi düşünmüştür psikologlar neden çocukluğumuza iner?

Kim kaç yaşında olursa olsun psikoloğa , bir çocuk psikoloğuna ya da bir psikolog aile danışmanına ihtiyaç duyarsa, sohbet ve konuşulan konu her zaman günümüzden çocukluğumuza gider.  Neden çocukluğumuz?

Küçüklüğünü hatırlayan kaç kişi vardır?

Bebekliğinde yaşadığı olayı hatırlamayan insanoğlu yaşadığı duyguyu neden unutmuyor?

0-6 yaş döneminde bilinç altına kodlanan her duygu ileriki yaşamımızda benzer ya da aynı duyguyu yaşadığımızda bizim kodladığımız haliyle geri geliyor. Bebeklik döneminde güven, sevgi duygusu öncelikli anneyle eşleşmektedir.(Güven-Sevgi =Anne) Sevgi ve güven bağını doğru kuran çocuk büyüdükçe çevresine karşı da güven duygusunu pekiştirerek büyür. Ergenlik ve sonraki yaşlarda güvendiği birinden darbe alan her insan çok yıpranır. Nasıl böyle yapar diye hayıflanır. Ya da 6 yaşına kadar güven bağı sağlam oluşmamış çocuklar ileriki yaşlarında çevresindekilere karşı güvenmekte problem yaşar.

0-6 yaş döneminde anneyle başlayan 36 ayla pekişen güvenlik duygusu baba ile pekişmeye devam edecektir. Anne= Sevgi ve şefkat ,  Baba=Güç ve Güveni temsil edecektir. Örneğin; kız çocukları babasıyla güven duygusunu doğru kodladıysa ilerideki eş seçiminde çok büyük katkısı olacaktır. Ya da erkek çocukları için de anne aynı görevi üstelenecektir. Kızlar güveneceği, erkekler ise sevgi ve şefkat gördüğü bir eş seçmeye öncelik verecektir.

6 yaş ile başlayan ve artık bilinç üstüne geçilen süreç öncesinde yaşadığımız olaylarla ilgili kodlamalarımız bilinç altında kaydolur. Örneğin 4 yaşında bir çocuk anne-baba ayrılığı yaşadı. Bu ayrılıkla birlikte çok büyük bir endişe ve güven problemi  içine düştü. (Düzensiz görüşerek anneden uzun süre ya da babadan uzun süre ayrı kaldı) Çocuk bu yaşadığı güven eksikliği duygusunu anne ve ya babasının gidişiyle birlikte kodlayarak bilinçaltında tutmaya başlar. Her ne zaman güven duyması gereken bir durum yaşarsa, kodladığı güvensizlik ortaya çıkacaktır. 30 yaşına geldi ve evlenecek, eşine karşı güven problemi yaşayacaktır ve bu durumun bilinçaltı kodalamsından kaynaklandığını bilmeyerek kendince bahaneleri olacaktır.

Ya da 3 yaşında bir çocuk resim yapmak istiyor. Kağıt üzerinde karalamalar yapıyor. Yanında oturan babası gayet iyi niyetle gülümseyerek bu ne biçim resim ne çizdin şimdi burada diyebilir.  3 yaşındaki çocuk başarmak için uğraştığı, çabaladığı bir durumla ilgili en güvendiği babasının gülmesini utanç ve isteksizlik olarak kodlayacaktır. ( Ya da o an ne hissettiyse)  Aynı zamanda yaptığı resimde başarısız olduğunu düşünerek tekrar resim yapma isteği azalacaktır.  İleride 30 yaşına da gelse hissettiği o duygu ile ilgili bir olay yaşadığında işte bilinç altına kodladığı duyguyla hareket edecektir.

9 aylık bir bebek düşünün, annesi işe başlamış ve nasıl olsa anlamıyor diye bebeğine söylemeden anneanne,babaanne ya da bakıcıya bırakılıyor. Bebeğin en güvendiği varlık gidiyor habersizce. Bu süreç böyle devam edecektir. Aynı bebek 29 yaşına geldiği zaman bile en güvenmek istediği kişinin onu bırakıp gideceği hissini yaşayacaktır.

Güvenli bağlanma bebekle sürekli olarak ilgilenen ihtiyaçlarını karşılayan arasında başlayan ve bebekte güven duygusunu geliştiren çok güçlü bir bağdır.  Bebekler genellikle önce annesiyle güvenli bağlanmayı gerçekleştiriyor ve devamında kendisinin duygusal, fiziksel ihtiyaçlarını karşılayan babayla bağ kurma sürecini yaşıyor. Çocukların her dönemde ihtiyacı farklıdır. İhtiyaçları doğrultusunda davrandığımız takdirde çocukta güven duygusu oluşur ve beslenir. Beraberinde özgüven gelişir.  Her yeni gelişim döneminde de güvenlik duygusunu pekiştireceği ve üzerine başka duygular ekleyeceği bir süreç yaşayacaktır.

30 yaşında bir erkeğin kız arkadaşıyla ya da eşiyle yaşadığı iletişim sıkıntısını anlamaya çalışırken, 45 yaşında çocuklu bir kadının derdini dinlerken, 8 yaşında ilkokulda okuma yazma problemi ya da arkadaşlarıyla ilgili sosyal ortamda yaşadığı sıkıntıları anlamaya çalışırken,19 yaşında bir genç kız ergenlik çağında yaşadığı problemlerinden bahsederken hep ama hep çocukluğumuza ineriz.

0-6 yaş yaşamımızın en kıymetli sürecidir. Anneler ve babalar yaşı gereği davranış değişiklikleri hariç, çocuklarımızda gördüğümüz yemek yeme, uyku, sosyalleşme,  paylaşma problemleri,öfke krizleri, özgüven eksiklikleri gibi daha birçok sıkıntılı durumun sebebi de cevabı da sizde gizlidir.

 

Şükran GÜNEŞ

Kurucu

To Top