Çocukluk Çağında Astım

Hışıltı nedir? Nasıl oluşur?

Hışıltı (vizing), erken çocukluk döneminde en sık hastaneye başvuru nedenlerinden biridir. Bir yaşından küçük çocukların %30’undan fazlasında hışıltı gelişmekte. Altı yaşından küçük çocukların da yaklaşık %50’si en az bir hışıltı atağı yaşamaktadırlar. Sıklıkla alt solunum yolu enfeksiyonlarının veya hastalıklarının bir bulgusu olan hışıltı, çocukluk çağı astımının da ilk belirtilerindendir. Bu nedenle hışıltı olan bir çocukta bu bulgunun sadece geçirilmekte olan bir solunum yolu enfeksiyonunun bir göstergesi mi, yoksa bir astım belirtisi mi olduğunu ayırt edebilmek özellikle tedavi yaklaşımı açısından büyük önem taşımaktadır.

Hışıltı, daralmış hava yollarından geçen hava akımı sonucu oluşan ve muayene esnasında duyulan bir bulgudur. Çoğunlukla nefes verirken duyulmakla beraber bazen hem nefes alırken hem de nefes verirken duyulabilmektedir. Özellikle nefes verirken duyulan hışıltı küçük hava yollarının daralmasından kaynaklanırken, nefes alırken duyulan hışıltı ise büyük hava yollarındaki bir patolojiyi düşündürmelidir.

Hışıltı bazen dışarıdan da işitilebilmekte ve ince ıslık sesi veya kedi hırıltısına benzeyen bir ses olarak duyulabilmektedir. Hışıltının genellikle çocukluk çağında görülen bir bulgu olması; çocukların erişkinlere göre hava yollarının daha dar ve akciğerlerin genişleyebilme kapasitesinin daha az olması, henüz tam olgunlaşmamış bir immun sistemden kaynaklanmaktadır.

Çocukluk çağında hışıltı, basit bir solunum yolu enfeksiyonundan karmaşık ve kronik hastalıklara kadar pek çok hastalığın işareti olabilir. Hışıltının başlama zamanı, hışıltıyı tetikleyen durumlar olup olmadığı (enfeksiyon, efor, beslenme ve pozisyonla ilişki gibi) veya eşlik eden diğer faktörler (kuru veya balgamlı öksürük, ateş, kusma, ishal, kilo alamama, iştahsızlık, gece terlemesi gibi) olup olmadığı, anne – baba arasında akrabalık veya kardeş ölüm öyküsü önemlidir.

Hışıltı yakınmaları doğumdan itibaren ve sürekli olan bir çocukta yapısal veya konjenital (doğuştan) anomaliler daha ön planda düşünülürken, daha önceden tamamen sağlıklı olan bir çocukta ani gelişen solunum sıkıntısı ile birlikte hışıltı ve akciğerlerde havalanma farklılığı varsa yabancı cisim aspirasyonu düşünülmelidir.

Erken çocukluk döneminde astımın ilk bulgusu da hışıltıdır. İkisi de ileride astımlı olacak iki çocuktan biri erken yaşta kreşe başlarsa; enfeksiyonlarla erken karşılaşmaya başlayacağından; astım bulguları diğerine oranla daha erken ortaya çıkmaktadır.

Süt çocukluğu döneminde hışıltısı olan çocukların büyük bir bölümü üç yaşından sonra hışıltı atağı geçirmemektedir. Hışıltısı olan çocukların bir kısmının ise solunum yolları viral enfeksiyonlara hassastır; ayrıca bu hassasiyet yaşla birlikte azalmaktadır.

Süt çocukluğu döneminde sigaraya maruz kalma veya alerjenlerle duyarlanma ve kız cinsiyet, ergenlik döneminde hışıltının tekrarlaması için başlıca risk faktörleridir.

Tedavi: Tedavide amaç, bulguların kontrol altına alınması ve hışıltı ataklarının önlenmesidir. Medikal tedavinin yanında çocuğun sigaraya maruz kalmaması, alerjisi olan çocuklar için alerjenlerden korunma, hasta ve ebeveyn eğitimi çok önemlidir.

 

Uzm.Dr. Filiz ŞENER

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı

To Top