İNFLUENZA

İNFLUENZA ( GRİP)

Grip; mevsimsel seyreden ve insandan insana bulaşan bir solunum yolu hastalığıdır. Hastalığın etkeni, İnfluenza  adı verilen bir virüstür. Virüs; A,B ve C olarak adlandırılan 3 tipe ayrılır. Salgınlara neden olan genellikle İnfluenza A virüsüdür. Bu virüsün insanda en sık hastalık yapan alt tipleri, H1N1 (domuz gribi) ve H3N2’dir. İnsandan başka kuş,domuz,at,deniz memelileri, sansargiller gibi hayvanlarda da enfeksiyon yapar. İnfluenza B ve C de alt tip yoktur.

İnfluenza virüsü, sık olarak yapısal değişim göstermekte ve her değişimden sonra farklı bir virüs şeklini almaktadır. BU nedenle, geçirilen her bir grip hastalığı farklı bir virüs ile oluşmakta ve kişide yalnızca o virüse karşı bağışıklık oluşmaktadır. Son yıllardaki uluslar arası epidemiyolojik bilgilere göre virüs, kış aylarında 6-8 haftalık bir süreçte etkili olmaktadır. Salgının başlama zamanı ve süresi hemen her yıl değişmekle birlikte, ülkemizde genellikle aralık ayından nisan ayına kadar farklı tip virüslerin neden olduğu salgınlara tanık olmaktayız.

İnfluenza virüsü; en sıklıkla enfekte kişinin öksürme, hapşırma ve hatta konuşması ile ortama saçılan damlacıklar yoluyla insandan insana bulaşmaktadır. Ayrıca, hasta kişinin virüs içeren salgılarıyla dokunduğu yüzeylere de virüs bulaşabilmekte, dolayısıyla buralardan kontamine (bulaşmak)olmuş elini ağız, göz ve burnuna götüren kişilerde de hastalık ortaya çıkabilmektedir. Bu nedenle ofis ortamları, kreşler, okullar, camiler, kışlalar, toplu taşıma araçları, uçak yolculukları, yaşlı bakım evleri, AVM’ler, çocuk oyun alanları, kalabalık hastane ortamları gibi birçok kişinin birbiriyle temasta bulunduğu kapalı ortamlarda virüs, hem hava hem de temas yolu ile yayılabilmektedir. Enfeksiyona yakalanma oranı, erişkinlerle karşılaştırıldığında çocuklarda daha yüksektir. Okul öncesi ve okul çağı çocuklarda hastalığa yakalanma oranının yüksek olması, hastalığın toplumda yayılmasında rol oynayan en önemli faktörlerden  biridir.

Bulaştırıcılık, hastalık belirtileri başlamadan bir gün önce başlayıp hastalığın yedinci gününe kadar sürer. Çocuklarda bulaştırıcılık on günden daha fazla olabilir ve küçük çocuklar hastalanmadan önce birkaç gün boyunca virüsü yayabilirler.

Klinik Belirtiler:

Ani olarak başlayan 39°C ve üzerinde ateş, kas ve eklem ağrıları, şiddetli halsizlik, bitkinlik, üşüme –titreme, baş ağrısı, boğaz ağrısı, burun akıntısı ve kuru öksürük gibi belirtilerle karakterize olan bu hastalık, hızlıca yayılarak salgınlara sebep olmaktadır. Çocuklarda bu belirtilere ek olarak bulantı, kusma, ishal ve kulak ağrısı da görülebilmektedir.

Çocuklarda griple beraber solunum sıkıntısı, huzursuzluk, bilinç bulanıklığı, morarma, aşırı sıvı kaybı, baş dönmesi, uykuya meyilli olma ya da uyaranlara cevap verememe gibi durumlarda endişelenmeli ve hiç vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.

Çoğu kişide basit bir şekilde seyreden hastalık, kimi zaman da ölümcül sonuçlanabilmektedir. Risk grubu dediğimiz, yaşlılar, hamileler, küçük çocuklar, kronik hastalığı (astım, bağışıklık sorunu, kalp hastalığı, şeker hastalığı, kronik böbrek hastalığı, kanser) olanlarda hastalık ağır ve ölümcül seyredebilir.

Mevsimsel salgınlar sırasında dünya çapında yaklaşık 500 milyon kişi hastalığa yakalanmakta, bu hastalardan 3-5 milyon ağır hastalık sebebiyle hastaneye yatmaktadır. Grip basit bir hastalık gibi görünmekle birlikte kalp, beyin, kulak, kas, akciğer ve böbrek enfeksiyonlarına yol açabilmektedir. Sağlıklı erişkinlerde ölüm oranı 2/100.000’dir. BU oranı, kalp-damar hastalığı olanlarda 52 kat, akciğer hastalığı olanlarda 120 kat, kalp-damar hastalığı ve diyabeti olanlarda 241 kat artmaktadır.

Teşhis:

Erken teşhis çok önemlidir. Günümüzde basit bir burun sürüntüsü testinden influenza virüsü saptanabilmektedir.

Tedavi:

Hasta olan kişi vakit kaybetmeden mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurmalıdır. Tedavide yatak istirahatı, bol sıvı alımı, iyi beslenme, ateş düşürücü ve ağrı kesici ilaçlar gibi destekleyici tedavi yöntemlerinin yanı sıra şiddetli belirtileri olan hastalarda damardan sıvı tedavileri gerekebilir.

Grip tedavisinde bakteriyel komplikasyonlar (akciğer, kulak, sinüs enfeksiyonları gibi) gelişmediği sürece antibiyotik tedavisinin yeri yoktur. Grip, çoğu kişide herhangi bir ilaç almadan yaklaşık bir haftada iyileşirken, risk grubu planında ağır seyredebilmektedir. Doktor kontrolünde, belirtiler ortaya çıktıktan sonraki ilk 48 saate antiviral ilaçlara başlanması çok önemlidir. BU antiviral ilaçların da tıpkı antibiyotiklerde olduğu gibi bilinçsiz kullanımının dirence yol açabileceği unutulmamalıdır.

Korunma:

İnfluenza Tip C,A ve B ye göre çok nadir görüldüğünden mevsimsel grip aşıları A ve B tipi virüslere yönelik hazırlanır. Dünyada uzun süredir kullanılmakta olan grip aşıları ile %50-%90 arasında bir koruyuculuk sağlanmakta, riskli kişilerde gelişebilecek komplikasyonlar (örneğin, ağır akciğer infeksiyonları) büyük oranda önlenebilmektedir. Grip virüsü her yıl değişime uğradığı için aşılamanın da her yıl tekrarlanması gerekmektedir.

Aşılama için en uygun zaman Ekim-Kasım aylarıdır. Aşı yapıldıktan 2 hafta sonra koruyuculuk gelişir. Grip aşısı, influenza dışındaki diğer virüslerin sebep olduğu hastalıkları önlemez.

Diğer önlemler:

Aşılamanın yanı sıra el hijyeninin sağlanması, genel sağlık önlemlerine (beslenme, fiziksel aktivite ve uyku düzeni) dikkat edilmesi, kalabalık ortamlar ve hasta kişilerden uzak durulması da hastalıktan korunmada önemlidir. Hasta kişiyle aradaki mesafenin 1 metreden az olması bir bulaşma nedenidir. Bu nedenle gripli olanlarla öpüşme ve tokalaşma yapılmamalıdır. Hasta olan bireyler maske takmalı ve hastalıları geçinceye kadar toplu yaşam alanlarından uzak durmalıdırlar.

Uzm.Dr. Filiz ŞENER

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı

 

To Top