Her Çocuğun Var Oluşunun FARKLI Olduğunun Farkındayız

Güneş Çocuklar Anaokulu; çocukların var oluşunun birbirinden farklı , her çocuğun kendine has ,özel öğrenme biçimleri olduğunu bilen ve öğrenme stilleri üzerinde hassasiyetle duran bir kurumdur.

Her çocuğun bir bilgiyi öğrenirken kendine has farklı olarak kullandığı bir yol vardır. Buna öğrenme stili denir. Bir çocuk bir arabayla ya da yapboz ile dakikalarca vakit geçirebilirken, bazı çocuklar vardır ki, araba ile oynarken gözü ikinci bir oyuncağa kayar ve ya önündeki yapbozu hiçbir zaman bitiremez.

Kimi çocuk oyun oynarken bile aynı yerde duramazken, kimi çocuk daha sakin durağan aynı yerde oynamaya devam edebilir.

Bazı çocuklar ilk kez girdiği ortamda herkesi tanıyormuş gibi hareket ederken, bazıları annesinin yanından bile ayrılmaz.

Bu tip özellikler bilgiyi çocukların nasıl daha rahat öğrendiğini, nasıl ve hangi konularda daha başarılı olabileceği konusunda bizlere ışık tutar.

Güneş Çocuklar Anaokulu’nda çocuklarımızın öğrenme stilleri tespit edilmekte olup Mizaç Temelli Rehberlik hizmeti ile pekiştirilmektedir.

 

Bütün bunlara bağlı olarak;

Güneş Çocuklar’da ;

  • Öğretmen değişimli,
  • Sanat ve drama ağırlıklı,
  • Eğitim ve öğretim farkının bilincinde olan,
  • Sosyal ve yaratıcı zekayı besleyen,
  • 9 Tip Mizaç Modeli ile rehberlik edilen,
  • Tüm gelişim aşamalarını en üst düzeye çıkarmayı hedefleyen bir eğitim sistemi var.

Öğretmen değişimli olmasındaki hedef; Her yetişkinle sağlıklı güven ve sevgi bağı oluşturmak. Çünkü okul öncesinde çocukların çoğu ebeveyn bağımlılığından çıkıp, öğretmen bağımlılığına giriyorlar. Öğretmen değişimi travmatik bir süreç yaratabiliyor. Bu sistemle her öğretmenle etkileşim içinde olan çocuk, bir öğretmeni değiştiğinde diğer öğretmenleriyle dengeyi kurabiliyor. Ayrıca yeni gelen öğretmeni de daha kolay kabullenebiliyor.

Sanat ve drama ağırlıklı eğitimdeki hedef; Yapılandırılmış eğitimler çocuklarımızın yaratıcılığını köreltmektedir. Çocukların eksikliklerini hatırlatan, onları rekabete maruz bırakarak küçük düşüren ortamlara dönüştürmektedir. Yapılandırılmış eğitim, öğrenilmiş çaresizlik yaratır, özgüven ve özsaygının zedelenmesine yol açtığı gibi en önemlisi yaratıcı zekalarını sınırlandırır.

Sanat ağrılıklı eğitim çocukların yaratıcı zekasını geliştirmesine sebep olur. Yaratıcı zekası gelişen çocukların sosyal zekası da aynı oranda gelişme gösterir. Çocuklar sosyalleşmeyi sosyal ortama girmeyi arkadaş ortamıyla, aile, akraba içinde büyütmekle öğrenmeye başlayabilir, ancak sosyal becerilerinin gelişmesi için sosyal zekasının yani yaratıcı zekasının desteklenmesi ve doğru eğitilmesi gerekir.

Üstün zekalı çocuklar üzerinde yapılan araştırmalarda, yaratıcı zekalarının (IQ aynı) yüksek olmasının çocuklardaki ”YAŞAM BECERİ”lerini olumlu etkilediği görülmüştür. Sanat ve drama çocukların ”Kendi Olma ” süreçlerine katkı sunar.

Neden Mizaç Temelli Bir Eğitim ve Rehberlik Yaklaşımı ; Modern eğitim anlayışı; mutlu, sağlıklı, üretken, uyumlu ve topluma yararlı bireyler yetiştirmek adına bireysel farklılıkları tespit edebilen ve çocukların bireysel potansiyellerini ortaya çıkarabilen eğitim uygulamalarının önemi üzerinde durmaktadır. DTMM’ye dayalı geliştirilen Mizaç Temelli Eğitim ve Rehberlik Yaklaşımı; doğuştan gelen, yaşam boyu değişmeyen, bireyin algı, motivasyon ve bakış açılarını belirleyen mizaç kavramını temel alarak bireysel farklılıkları tespit etmeyi ve bu farklılıklara uygun eğitim ve rehberlik yaklaşımı belirlemeyi olanaklı kılar.

Mizaç Temelli Eğitim ve Rehberlik Yaklaşımı, tam da bu noktada bireysel farklılıkları belirleyen en temel parametrenin ‘bireylerin yaşamdaki ana arayış ve davranışlarının altında yatan temel nedeni ifade eden; eylemsel, duygusal, bilişsel yapılanmanın tamamını organize eden ve kişiliğin hiza/yapıtaşını oluşturan mizaç tipi’ olduğunu öne sürüyor. Bu yaklaşım, mizaç tiplerini merkeze alan yaklaşımıyla her bir öğrencinin ‘yaşamdaki algı önceliklerini, psikolojik ihtiyaçlarını, motivasyonlarını, yetenek, ilgi ve eğilimlerini, aynı zamanda olumsuzluğa açık riskli özelliklerini’ tespit etmemizi sağlar.

Eğitim, insan olma ve karakteri oturtmayı hedefler. Eğitimde kritik dönemler 0-2, 0-3, 0-4, 0-6, 6-8, 8-11 yaşlar çok önem taşır. Bu dönemlerin sağlıklı yönetilmesi ve doğru eğitim aşağıdaki sonuçları doğurur.

  • Kişi kendi değerinin ve öneminin farkına varır ve kendini gerçekçi değerlendirir.
  • Kendini sevilmeye ve mutlu olmaya layık görür.
  • Kendine iyi davranır, saygı duyar.
  • Benlik saygısı yüksek olur.
  • Sorumluluklarını bilir.
  • Sorunlarla etkili biçimde mücadele eder.
  • Kendine güvenir, başkalarına güvenir. Ayrıca, kendini koruyabilme gücü hep vardır.

Öğretim ise, fiziksel, zihinsel ve duygusal alanlarda yaşına uygun (aynı zamanda gelişimsel yaşını da göz önünde bulunduran) eğitimdeki hedeflere uygun programı içerir.

Sosyal ve yaratıcı zekayı besleyen bir eğitim,  çünkü bizim çocuklarımızın gelişimi ”Sosyal Alan”da dünya çocuklarına göre bir adım geriden geliyor.   Bu toplumsal yaşamımızı ve birey olma yaşımızı olumsuz etkilemektedir.

Tüm gelişim aşamalarını en üst düzeye çıkarmayı hedefliyoruz; çünkü sınırların sadece zihnimizde olduğuna inanıyoruz. Yapılandırılmış eğitimle belli bir kalıba sıkıştırılmaya çalışılan çocuklarımızı, imkansızlığın olmadığı – görünenin arkasındaki dünyaya yolculuğa hazır hale getiriyoruz ki,

 

GÜNEŞ ÇOCUKLARIMIZ;

Koşulsuz sevgiyle beslenen ‘’ısıtıcı ve aydınlatıcı’’ özelliklerini tüm evrene yaysınlar.

 

Kurucu

Şükran GÜNEŞ

[/dt_sc_fullwidth_section]

To Top