SİZ HİÇ ÖĞRENİLMİŞ ÇARESİZLİK YAŞADINIZ MI?

Öğrenilmiş Çaresizlik Nedir?

Öğretmen değişimli sistemin öğrenilmiş çaresizliğe etkisi;  Kişinin bazı durumlarda çok sayıda başarısızlık yaşayarak tekrar tekrar denese de olayların kendi kontrolünde olmadığını, o konuda bir daha asla başarıya ulaşamayacağını düşünüp tekrar deneme cesaretini kaybetmesidir öğrenilmiş çaresizlik.  Öğretmenler çocukların bir süre sonra huyunu, tarzını nerede nasıl davranacağını ezberliyor, çocuklar da öğretmeninkini. Bir süre sonra aynı yöntemler, aynı huylar ve aynı edinimler sonucunda çocuklar öğrenilmiş çaresizlik yaşamaya başlıyor.  Örneğin, çocuğunuz okulda bir resim çalışması yapıyor. Arkadaşları da daha farklı çalışmalar yapıyor. Kimisinin daha iyi yaptığını düşünüyor. Öğretmeni çocuğu cesaretlendirici, geliştirici pekiştireçler kullanmazsa o çocuk bir süre sonra nasıl olsa ben iyi resim yapamıyorum deyip resim yapmaktan vazgeçecektir. Öğrenilmiş çaresizlik yaşayacaktır.

 (Mutlaka Okuyunuz : ‘’NOKTA’’ Peter H. REYNOLDS)

Öğretmen değişimli sistem çocuğun duygusal ve sosyal gelişimini nasıl korumaktadır?

Yaşanmış bir olay üzerinden örnekleyelim bir de bu öğretmen değişimli sistemi;  0-6 yaş dönem çocuğu x=y kodlaması yapar. Bu yaş dönemi çocukların bilinçaltı öğrenme sürecidir. 6 yaştan itibaren bilinç üstü öğrenme başlar. Bu durumla öğretmen değişimli sistemin çok önemli bir bağlantısı vardır. Bir okul öncesi öğretmeninden dinlediğimiz süreci anlatmak istiyorum. 36 aylıkken ilk kez okula başlayan çocuğun, öğretmeni ile her şeyi çok örtüşmüştür.  (öğrenme stili, sevgi dili) Çocuk duygusal, gelişimsel olarak tam anlamıyla doyuma ulaşmış mutlu bir okul dönemi geçirmiştir. Okula başlayacağı güne kadar yaklaşık 3 yıl boyunca aynı okulda eğitim, öğretim gören çocuk artık öğretmeninden ayrılıp ilkokula başlayacaktır.

Bu çocuk bilinç altında ÖĞRETMEN = sevgi dolu, iyi, şefkatli, kendisiyle her anlamda örtüşen olarak kodlama yapmıştır. İlkokula başladığında farklı tip öğrenme stili, farklı tarzda öğretmenle karşılaşan çocuk bu durumu tolere edememiştir, her gün anaokulundaki öğretmenini görmek ve aramak istemiştir. Kısa süre sonra duygusal açıdan sıkıntı yaşayan çocuk pedagogdan yardım almıştır.

İlkokula başladığı zaman da birden fazla karşılaşacağı öğretmenle ilk kodlamasını yaptığı öğretmeni bir tutacaktır. Aynı olmadığını görünce duygusal olarak kendisini yıpratacak, üzülecek hatta güven bağı zedelenecektir.  İlk öğretmenin çok iyi olması çocuk açısından bir adım sonrasında dezavantaja dönüşmüştür. Bu yöntem, çocuğu korumak adına farklı yetişkinlerle iletişim bağı kurması gerektiğini doğrulayan bir diğer unsurdur.

Öğretmen değişimli sistem çocuğun gelişimsel özelliğine nasıl katkı sağlamaktadır? Hayat düzensizliklerle ve kontrolümüz dışında gelişen olaylarla baş edebilme becerisidir. Okulda öğretmenler her an aynı motivasyon ve enerjiyle çalışamayabilir. Örneğin, öğretmenin ailesi ile ilgili ciddi bir sağlık problemi yaşanıyor. Çocuk her gün morali bozuk, motivasyonu düşük bir öğretmenle gününü geçirmek zorunda kalmaktadır. Oysa bu sistemle çocuğun farklı öğretmenlerle iletişim kurmasına izin vererek her duruma karşı toleransını güçlendirmesi sağlanmaktadır.

 

Şükran GÜNEŞ

Kurucu

To Top